Copyright © Hakan Polat (HKNPLT)
Çeşitli Martavallar

İnsan Olmak


    İnsan olmak...  Sözler bizleri insan yapmaya yetmez hiçbir zaman, söz ve ifade yığınlarının arkasına saklanan birey, insan olma yolundan mahrum kalır daima. Doğru sözler, doğru eylemlerle buluşmuyor ise; önyargı ve en büyük yanılgı başlar.

    Bazı düşünürler insani erdemi, ahlak ve akıl ile bağdaştırarak ifade etse de; neyin iyi, neyin kötü, neyin övgüye değer ve neyin yergiye layık olduğunu bilgelik ön yargısıyla inceleyerek ilişkilendirmek sadece ve sadece dünyanın omuzlarına etik yada etik olduğu varsayılan bir anlam yüklemekten başka bir şey değildir, ki bu da salt ahlak ve akılla erdemi açıklamaya yetmez... İnsanlığın on binlerce yıllık yaşam sürecinde dün ile bugünü kıyaslarsak; bugünün insanları olarak bizler çok ahlaksız bir zamanda yaşıyoruz diyebilir miyiz? Ahlak, erdemi tanımlayacak bir kavram değildir, törelere itaat etmektir. Ahlak; vicdan ve onurun arkasına sığınarak, toplumsal kurallarmış gibi kabul ettirilen bir tür göz boyama sanatıdır. Bizler nedenselliği kavrayıp; olası tüm rastlantılardan ve de buna dair olacaklardan ayırt etmeye başladığımızda, bir anlamda düşünmeyi öğrendiğimizde töresel ahlaklılığın etki alanı daralır.

    Etik olarak insani erdemler, toplumsal olarak değerlendirilmeli ve töresel ahlaktan ayrılmalıdır. Arada sınıfsal bir bağ olmaksızın kazanılan edinimler; eylem, davranış ve tutkular düzleminde insani vurgular olarak bireysel yada toplumsal ahlaka anlam ve değer katacak nitelik barındırıyorsa; bireyi basiretli, cesaretli, itidalli ve adaletli yapıyorsa insani  erdem adını verdiğimiz kavram; mutluluğun ve huzurun anahtarını size sunmuş olur.

    Ahlaksal çilenin temelindeki yanlışın isyanı doğurgan kıldığı; nedenlerin, sonuçların ve gerçekleri aşağılamanın duyguları temizleyemediği bilincinin ruhunuzu aydınlığa erdirmesi dileklerimle.

    İnsan; yeryüzündeki en gizli sığınaktır. Ruhunuz kendisiyle konuşuyorsa; o sığınak içerisinde en büyük keşfi yapmış, kendinizi bulmuşsunuz demektir. 

Hakan Polat

















Karanlık


Nereden ve nasıl başlamalıyım, ne yazmalıyım, içimdeki külçeleri nasıl tek tek çıkartıp sere serpe yaymalıyım bir bilsem. Aklımda uçuşan binlerce kelime, bir sürü yorum, ifade ve cümleler zincirlemesiyle öyle lalettayin bir martaval mı olmalı yazılıp çizilenler yada hayatın kendisi.

Bir yanım içimde kabarmış bekleyen öfkeleri kusmak ister, diğer yanım hıçkırıklarla yangınları söndürmek. Ne garip değil mi? En sevdiğim ve içimi ısıtan tek renk mavi olsa da; hep zifir karanlıktan hoşlanmışımdır, karanlık tüm ayıpları örter, karanlıkta yaşamayı öğrendiğinizde o zifir siyahından kendinize sürdürülebilir bir değer çıkarmak, bulmak daha kolaydır. Karanlık; yeteneğin kaynağını bulma olasılıklarınızın, düşüp kalkma olanağınızın, umutlarınızın sizi terk ettiğini düşündüğünüz ama aslında içinizdeki mumu yakmanın zamanı geldiğini de size gösteren büyülü bir evrendir. Burada kendi samanyolunuzu da yaratmanız mümkün, kendi kara deliğinizi de.

İliklerinize kadar korku vardır, aradığınız binlerce megavatlık bir yıldırımdır. Oysa ihtiyacınız küçücük bir mum ışımasıdır. Varoluşunuzu kendi içinizde kendinize bağışlatmanız gereken bir andır karanlık, tiksintili hazımsızlıklarınızın, çılgın sabırsızlıklarınızın dondurulduğu; fakat kutsal sevincinizin de yeniden doğduğu bir yerdir. Belirsiz bir yerde, belirsiz doğumlara gebe ve belirsiz zamanlarda ileri kaçışlarınızın olası kök fikirlerini kürtaj ettiğiniz, yansımaların sizi aldatmadığı bir odadır o kadran karası siyahlık.

Hayatınızı, sevginizi, aşkınızı çevreleyen şekil bozucu saydamlığıyla ruhunuzda yarıklar açan asit duvarı, sizi; nasıl öğrendiğinizi bile bilmediğiniz kalabalık çirkinliklerin olumsuz ilklerine sürgün ettiğinde de karanlıktasınızdır. Eski yanılgılarınızı gülümsemeksizin anımsadığınız ve yaşamınızı nerede, nasıl kullanacağınızı öğrendiğiniz yerdir orası.  Yine yeniden dokunmayı, hissetmeyi, anlamayı, tanımayı öğrendiğinizde bu karanlıkta ruh yordamıyla; geçmiş yargıların yanılsamaları paramparça oluverir, her şey yıkılır karşınızdan, sizi o karanlığa sokan her şey köşeye sıkışır.

Aydınlıkla karanlık arasında aslında zıt gibi görünse de çok yakın bir ton farkı vardır, bir fotoğrafla negatifi arasındaki fark gibi, göz aldanır, ışığın yokluğudur karanlık. Doğru zamanda çıkmayı öğrenirsin aydınlığa, başkalaşmış gerekçeler aramazsın bir daha asla. Yaşamayı öğrenirsin, anlamayı öğrenirsin, sevmeyi öğrenirsin…

Haydi kapatın gözlerinizi, düşünün kendi karanlığınızı… Aydınlığa çıkışınızı…

HKNPLT





MUTLULUK KEYFETMEDE. 

Mutluluk, bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç gölgesindedir. 
Tedirgin edilmeden üstünde uyunan bir toprak parçasındadır. 
Bir bahar sabahında çıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir. 
Sıcak bir günün bitimine doğru, birdenbire esiveren serin bir yeldedir.
Güvenli bir düşüncenin aydınlığında, uygun bir sesin titreşimindedir. 
İstekle ısırılan bir peynir diliminde, yanarak içilen bir yudum suda, özlemle aranan bir fincan kahvededir.
Bakkaldan alınan bir paketi taşırken dergilerden yapılmış kese kağıdında göz ucuyla okunuveren güzel bir sözdedir. 
Günün ilk aydınlığında, gecenin son karanlığındadır.
Özlenen sevgilinin dudaklarındadır.
Bir annenin okşayışında, bir babanın bakışında, bir çocuğun gülüşündedir.

Söylediklerimi İşitin Lütfen - CHARLES C. FINN



Söylediklerimi İşitin Lütfen - CHARLES C. FINN
Bana aldırmayın! Yüzüm bir maskedir
Sizi aldatmasın.
Binlerce maskem var, çıkarmaya korktuğum.
Ve, hiçbiri ben değilim.
Olmadığını göstermek ikinci doğam oldu
 "Kendinden emin biri" dersiniz,
Sanki güllük gülistanlık benim için herşey...
Adım güven belirtir,
Ve
Oyunumun adı "Ağırbaşlılıktır"
İçimde ve dışımda denizler sakin
Herşeyin kumandanı ben...
Kimseye gereksinme duymayan ben...
Fakat, inanmayın bana, lütfen
Herşey dışta düzgün ve cilalı
Hiç yıpranmayan, herzaman saklayan
O maske!
Altta ne güven ne rahatlık
Altta,
Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan
Gerçek ben!...
Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla
Kimsenin bilmesini istemem...
Zayıf taraflarımı düşündükçe,
Titrer ve sararırım...
Ya başkaları görürse iç dünyamı
Gerçek ben ve yalnızlığımı
İşte, maskemi onun için takarım
Onun için arkalarına saklanacak
Maskeler yaratırım...
Onlar,
Gösterişte kullanabileceğim parlatılmış yüzlerim
Beni korur, bakan gözlerden...
Beni olduğum gibi kabul edecek,
Sevecek bakışlar bulamazsam
Solacak, kuruyacak gerçek ben
Ve
Ben bunu biliyorum
Beni kendi maskelerimden kurtaracak
Kurduğum hapishaneden çıkaracak
Diktiğim engellerden aşıracak,
Beni seven, beni anlayan
Bakışlar olacak bana,
"Sen değerlisin" diyecek,
"Maskesizken, daha bir insansın"
"Daha yakın, daha bir dostsun"
Diyecek bir bakışa muhtacım...




 
Support : Creator | Hakan Polat | HKNPLT Template
Copyright © 2011. Sahici Martavallar - All Rights Reserved
Template Created by Creator Published by HKNPLT Template
Proudly powered by Blogger