Copyright © Hakan Polat (HKNPLT)
Çeşitli Martavallar

Yaşarken şekillenir insan


        Ve bir nakkaş edasıyla işledi hayat insanı, üstüne kıskanılası desenler bezedi her biri ayrı ayrı. Bir gün karşısına başka bir insan çıktı ve üstünde hat sanatının en güzel işlemeleri vardı. O güzelim desenler, muhteşem görünen işlemelerle birleşince bir ömür törpüsü olacağını fark edemedi. Hayat öyle bir törpüledi ki onu; taaa ki, o eşsiz güzelim desenleri gün olup altın varaklı bir konakta taht bulana kadar.

        Hayatın sizi törpülemesine izin verin. Yontulmamış bir insanda aradığın çizgiyi bulamazsın. Bırakın hayat sizi ve çevrenizi şekillendirsin, altın varaklı bir konak olmasa da, içinize attıklarınız yüzünden sizi bir küp yapsa da; bırakın hayat sizi pişirsin ki, olmadık bir yerden çatlamayın.

HKNPLT







Art Nouveau



        19. yüzyıl sonlarında başlayan bu sanat akımında; bitkisel desenlerle bezeli, zarif ve dekoratif süslemelerin göze çarptığını ve bir anlamda da Orta Çağ’ın gotik çizgilerini görmek mümkün. Sanatın ilk ortaya çıkışı Sosyalist fikirleriyle dikkat çeken William Morris’in işçi kesiminin mutluluğunun ve yaşama sevincinin el emeği, göz nuru yeni sanatsal faaliyetlerle yeniden canlanabileceğini ummasıyla başladı. Endüstriyel gelişim sürecinde el yapımı ürünlerin rağbet görmesiyle işçi kesimi yerine zengin koleksiyonculardan ilgi gören bu sanat akımı kısa süre içerisinde bir anlamda endüstriye yenik düşmüştür.

        Toplumsal değişimi yansıtan ve klasisizmi reddeden Art Nouveau toplum içerisinde Tanrının sorgulanabildiği bir süreç içerisinde, insan ruhunun karanlık yanlarını da ortaya çıkartmış ve 20. Yüzyıla girilirken gece hayatı, dansçılar ve hayat kadınlarından da ilham alarak grafiksel mimariyi de etkisi altına almıştır ki bunun en iyi örneği Victor Gorta’nın Loie Fuller için tasarladığı tiyatro binasında sergilenmiştir.

        Mimari, Resim, Çizim, Grafik, Çeşitli cam işleri, Çömlekçilik ve Mobilyacılık alanlarında etkisi bugün bile devam eden bu sanattan bazı örnekler.







Gidesim var.


        Lanet bir trene binip terk edesim var bu diyarı yada ne bileyim çevirip kontağı güneşin doğduğu yerlere gidesim var. Açıp kollarımı esen rüzgarı sindirmek içime, koklamak bozkırların havasını. Ben ki özünü sevgiye adamış insan, insanlardan kaçasım var bu aralar. Sıcak çöl kumlarında ayaklarımı yakasım var, hiç kalmadığım kadar susuz ve aç, kaybedilmiş yoklukları bulurcasına. Kollarım taş kesene kadar kulaç atasım var mavi sularında okyanusun, yerçekimine karşı koyar gibi hafif, özgür, hür, engin semalarda uçarcasına.

        Bu sabah özür diledim çocuk ellerimle sapansız avladığım kuş yavrularından, kavanoza koyup izlediğim ateş böceklerinden özür diledim, affedin beni ne olur. Şimdi sizlerin hiç olamadığı gibi şakıyasım var tüm melodileri, kanatlanıp parlak yıldızlara karışasım var öylesine yalnız ve bir başına, kendi inzivasında aydınlığı arar gibi.

HKNPLT


 
Support : Creator | Hakan Polat | HKNPLT Template
Copyright © 2011. Sahici Martavallar - All Rights Reserved
Template Created by Creator Published by HKNPLT Template
Proudly powered by Blogger